Yalnızlık doğamızda var.

İnsanların konuşmak doğasında var. Ne demişler hayvanlar koklaşa koklaşa insanlar konuşa konuşa… Belki bunu başka anlamda kullananlar vardır ancak ben gerçek anlamıyla kullanacağım.

Hayat insanların bir çoğunu yalnızlığa itiyor ne yazık ki… Yalnızlık kötü bir şeymiş gibi algılıyor herkes ama değil. Yalnızlık güzeldir. Düşünmeye vakti kalır insanın. Hatalarını, doğrularını, yanlışlarını, konuşması gerekenleri ve gerekmeyenleri, hayatına sokacak insanları ve çıkarılacak insanları vs…. Bir çok şeyi düşünür insan.

Bazen de yalnızlık zulüm olur insana. Sevgiye muhtaç, sohbete hasret koyar. Yardıma muhtaç eder. Yanlış insanları hayatına soktuğunun farkına vardırır. Nasıl kurtulacağını düşündürür insana.

Zararın neresinden dönülürse dönülsün kârdır denir ve kurtuluş başlar. Bir çoğumuzun zamanında kurtulduğu bir çok sıkıntı gibi.

Bundan sonra bir huzur bir rahatlama dönemi başlar. Korku yerini cesarete, mutsuzluk yerini mutluluğa, ağlamak yerini tebessüme bırakır.

Hepinizin sorunlarından bu denli kurtulmanızı çok isterim.

Üzüntülerinizin ve kederlerinizin üzerine bir gün sifon çekin!

Tarih 19 Ekim Geçmişten Bir Gün

Evet, tarih 19 Ekimi gösteriyor. Bugün geçmişe bir kapı açtım. Eskiden dinlediğim şarkıları tekrar kulaklarımdan süzdüm. Eskiden ergenlik triplerinde dinlediğim şarkıların gerçekten ne kadar derin anlamlar içerdiğini düşündüm durdum.

Şarkıların yorumlarında insanların kaybettiklerini arayışlarını okudum. Hayatın ne kadar basit anlamsız olduğunu anlatan, acılar yaşamış; acılarını şarkıların anlamlarında yaşayan insanların yorumlarını okudum. Bir an içimde bir acı oluştu, yüreğimde sızı…

Her insanın içinde vicdan olmalı, sevgi olmalı, duyguları olmalı.. İnsanların acılarını içinde hissetmeli. Benim de başıma gelse ne olurdu diye düşünmeli. Her şey bizim için. Ölüm de, zulüm de, yaşam da, iyi de kötü de…

Bazı şeylerin farkına vararak yaşamalıyız. Mesela ölümün.

En sevdiğimiz şeyden, en sevdiğimiz insandan bir anda ayrı kalacağımızı düşünerek yaşamalıyız. O zaman onlara sahip çıkmamızın gerektiğini anlarız. Aksi halde varlığında değerini bilmediğimiz her şeyin değerini kaybettikten sonra  anlarız.

Ne olursa olsun bir gerçekten kopmamalıyız. Candan Erçetin’ in şarkısında söylediği gibi. “Dünyada ölümden başkası yalan!”

Ölümün her an sizi de sevdiklerinizi de yakalayacağını unutmayın. Onu sonsuza dek bir daha göremeyeceğiniz gerçeğini unutmayın.

O yüzden lütfen birbirinizi saçma sapan şeylerden dolayı üzmeyin.

Para yüzünden kavga etmeyin. Sevmediğiniz şeyleri başkası seviyor diye onları aşağılamayın. Birbirinizle alay etmeyin. İnsanların kalbini kırmayın. HAYVANLARA ZULÜM ETMEYİN. Hiçbir canlıya acı çektirmeyin. Yarın ölecekmişsiniz gibi yaşayın.

Bu duyguyu kaybetmeyin. Bu duygu sayesinde iyilik yapmaya yöneleceksiniz. İnsanları mutlu etmeye başlayacak ve bundan mutluluk duyacaksınız. Hani bir annenin bir babanın kendisi aç kalsa dahi çocuğunun yemek yemesine mutlu olur ya bu da öyle bişey işte dostlar. Mutluluk sadece kendi mutluluğun değil başkasınında mutluluğu olmalı.

Bir insan zulüm etmekten zevk alıyorsa kalbi kararmış, ölmeden derisi kokmuştur. Bir insan mutlu etmekten yardım etmekten hoşnutluk duyuyorsa o insan bana göre cennetin nurları üzerine yansıyordur.

Hayat sevince güzel paylaşınca çok güzel…

Sağlıcakla kalın.

Hoşgeldiniz…

 

 

Uzunca bir aradan sonra blog sayfamı tekrar oluşturdum. Teknik bir sorundan dolayı eski bloglarım komple silindi… Ama olsun biz durmadan yaşamaya ve çalışmaya devam ediyoruz..

Herkes gibi güzel bir güne uyanmaya, herkes gibi günümüzü mutsuz da olsak mutluymuşuz gibi yaşamaya devam ediyoruz.

Herkes gibi sonumuza doğru emin adımlarla ağır yada hızlı yürümeye devam ediyoruz.

Aslında en önemlisi de;

Her şeye rağmen yaşamaya devam ediyoruz.

haydaraslan34