Yaralı…

Kalbim yaralı yürüyorum kaderimin yollarını.. Sanki bir sürü kalbim varmış gibi her kırıldığında kendimi kapatıp başka uzun yollara giriyorum.

Hayatımda ilk kez birinin yanında aşırı heycanımı yendim. Panik atak gibi gelen stresi, korkuları bir kenara bıraktım. MIŞTIM…

Hayatımda ilk kez biriyle yan yana olmaktan mutluydum.

Yıllar sonra yeniden birine bağlanmak, ona değer vermek ve ona deli gibi aşık olmanın özlemini gideriyordum..

Yıllar sonra tekrar biri için yeniden uykusuz kalmanın tadını alıyordum. Onla uyumayı ve erkenden kalkıp ona günaydın demek için zamanın hızla geçmesini bekliyordum…

Yıllar sonra biriyle sürekli konuşmanın, önemsenmenin, sevildiğimi hissetmenin tadını alıyordum.

Yıllar sonra bu güzel duyguları yaşadıkça etrafımdakilere ne güzel bir şeymiş lan önemsenmek; birinin sana her gün halini, hatrını, kahvaltı yaptığını sorması ne güzelmiş diyordum.

Ne güzelmiş birine bir şeyler hissetmek diyordum. Karşılıksız sevmek…

Ne güzelmiş onun için bir şeyler yapmak.

Ne güzelmiş yaptığı ve verdiği kararlarda ona destek olmak, arkasında durmak…

Ne güzelmiş hayatın tadına onunla varmak diyordum.

Ne güzelmiş!

Ne mi güzel değilmiş?

Bu hayallere kapılmanın yanlış olduğu,

Birilerine güvenmenin acımasızca ters döndüğünü görmek,

Binlerce güzel hayaller kurarken; sana söylediği şeylerle yerle bir olmanın verdiği acı,

Aşkı buldum dediğin kişinin senin üzerine binlerce atom bombası atarcasına sana bir şey hissedemiyorum demesi…

Sen onun hayatını ileride nasıl güzelleştiririm diye düşünürken, o seni hayatının hiçbir yerine koymaması,

Ay’ ın artık senin için anlamının olmaması,

Güneşin batışının getirdiği karanlığın verdiği mutsuzluk,

Kirpiklerini ok eyle türküsünün artık anlamsızlığı..

Güzelliğin beden değil ruhunun, kalbinin güzelliği olduğunu anlamayışı,

Kalbimin paramparça olması…

Üzgünüm dostlarım ben bu oyunda artık yokum!

haydaraslan34